3,4k-A A+A

51: Bayrak Asılı Yerde Namaz

Soru:

Selamun aleykum hocam, camide herhangi bir ırk temsil eden bayrak asılıysa orada namaz kılınırmı? Kılınmazmı? CezakeAllahuhayren.

Cevap:

Ve aleykumusselam ve rahmetullah. Hamd Allah’a mahsustur.

Değerli kardeşim bir ırk temsil eden bayrak derken bazı mekânlarda asılmış olan Türk devletlerin bayrakları gibi mi veya Ülkücülerin bozkurtlu bayrakları gibi mi veya genel olarak bir ırkı veya bir ulusu veya dini temsil edebilen ülke bayraklarını mı kast ettin anlayamadım. Bunun için genel olarak bayraklar ve özellikle bizim için, yani Türkiyeli Müslümanlar için önemli olan Türk bayrağı hakkında konuşacağım inşaAllah.

Öncelikle bayraklar iki kısımdır. Kendi zatında hüküm alanlar ve kendi zatında mubah olan ve alamet olduğuna hükümde tabi olanlar. Birinciler mesela haç işareti gibi küfür işaretleri taşıyan bayraklardır. Bu bayraklar kendi zatında küfürdür. İkincilere gelince kendi zatında değil lakin alamet olduğu dine, ırka veya düzene göre hüküm alan bayraklardır.

Türk bayrağına gelince ikinci sınıf bayraklardandır. Kandırılmış Türklerin çoğu bildiği gibi Türk bayrağı kurtuluş savaşından doğmuş bir bayrak değildir. Bilakis Osmanlı devletinin kullandığı bayraklardan biriydi. Osmanlı Devletinin kullandığı çeşitli bayrakları vardı. Bu bayrakların zemini yeşil, siyah, beyaz, sarı-kırmızı, sarı-mavi renklerden oluşuyordu ve özellikle açık hilal şeklini taşıyordu. Üçüncü Selim döneminde ordu ve donanma bayraklarına sekiz köşeli yıldız ilave edildi. İkinci Mahmud döneminde kırmızı zeminli, beyaz açık hilal ve sekiz köşeli yıldız taşıyan bayrak hükümet binalarına ve kalelere de asılmaya başlanıldı. Bu manada umumen Osmanlının resmi bayrağı gibi oldu. Abdulmecid döneminde ise 1842 de yıldızın köşe sayısı sekizden beşe indirildi ve bugünkü halini aldı. Ama padişahı ve saltanatını temsil eden bayrak farklıydı. Bu bayrak 1922’de saltanata son verilmesiyle kaldırıldı ve onun yerine kırmızı zeminli, beyaz ay yıldızlı bayrak kabul edildi. Ve 1936, 1937’de Türk bayrağı bugün olduğu şekliyle kanunen tespit edildi ve koruma altına alındı.

Türk bayrağının bugünkü hükmü açısından şu husus önemlidir; Bugün kullanımda olan bayrak ancak Osmanlı saltanatının kaldırılmasından ve 1924 de hilafetin ilgasından sonra tek bayrak olarak kullanılmaya başlanılmıştır. Ve özellikle 1936 da şekli kanunen tespit edilmiştir ve 1937 de kullanım şekli ve yerleri de kanunen tayin edilmiştir. Bu kanuna muhalefet cezaya tabi tutulmuştur. Bunun için bugünkü bayrak her ne kadar şekli itibariyle Osmanlıya dayansa da sadece cumhuriyeti, laikliği ve demokrasiyi temsil ediyor.

Binaenaleyh Türk bayrağı bugün küfrü temsil eden bir münkerdir. Benim o kırmızı kumaş ve üstünde bulunan beyaz hilal ve yıldızla derdim yok. Hatta 1922 öncesi kullanılan kırmızı ay yıldızlı bayrakla da derdim yoktur. Lakin bu bayrağın bugün temsil ettiği ile derdim var. Onun temsil ettiğini inkâr ediyorum ve onu temsil eden her şeyi de inkâr ediyorum.

Şunu da söylemek isterim: Bu tür bayrakların hükmü alamet olduğu şeyin değişmesiyle değişkendir. Farz edelim laiklik, demokrasi ve Kemalizm küfrü zail olsa ve bu bayrak Müslüman Türk halkına alamet olsa o zaman muhterem, ulvi ve aziz olur. Bu bayraklar insanlar, topluluklar ve ülkeler gibidir. İslam ile aziz olur ve İslamsız zelil olur.

Bundan sonra derim ki: Türk bayrağı ve Türk bayrağı gibi küfrü temsil eden bayrakların asılı olduğu mescitlerde namaz kılmak en azından kerahetlidir. Bazı âlimlere göre haramdır. Bunun için kişi mümkün olduğu kadar bayrak asılı mescitlerde namaz kılmaktan içtinap etmesi lazımdır. Bunun sebeplerine gelince:

Bir: Dinimizde asıl olan namazın her yerde sahih olmasıdır. Bundan sadece kabristan, çöplük, mezbahana, hamam, gasp edilmiş yer, deve ahırı veya mescidi dırar gibi şeran men edilmiş olan yerler müstesnadır. Lakin sûret veya heykel şeklinde haç ve benzeri küfür şiarları bulunan yerlerde namaz kılmayı ekser ulema ihtiyar halinde kerih görmüştür ve terkini evla görmüştür.

Ebu Zekeriyya en-Nevevi (rahimehullah) şöyle der: “Üzerinde sûret, haç veya dikkati bozan bir şey olan elbise de, elbiseye doğru ve elbise üzerinde namaz kılmak mekruhtur.”

İçinde sûret, haç veya heykel bulunan kilisede namaz kılmanın cevazı hususunda İmam ibni Teymiyye (rahimehullah) şöyle der: “Bunda ulemanın üç görüşü vardır. Malik, Ahmed ve başkaların mezhebinde mutlak men edilmiştir. Ahmed’in arkadaşlarından kimisi mutlak izin vermiştir. Ve üçüncü ve sahih olan görüş Ömer bin Hattab’tan ve başkalarından nakledilen ve Ahmed’ten sabit olan içinde sûret bulunması durumunda namaz kılınmamasıdır. Çünkü sûret bulunan eve melekler girmez ve çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) Kabe’ye içinde bulunan sûretlerden temizleninceye kadar girmedi. Ömer şöyle demiştir: “Biz içinde sûret olan kiliselere girmeyiz.”

Ve İmam el-Buhari (rahimehullah) ibni Abbas (radiyallahu anh)’nın put olan kilisede namaz kılmadığını nakleder ve el-Beğavi (rahimehullah) “Kilisede heykel olduğu zaman kiliseden çıkar ve yağmurun altında kılardı” ziyadesiyle nakleder.

Bununla beraber sûret veya küfür şiarları bulunan yerlerde namaz kılmayı ulema ihtiyaç hallerinde caiz görmüştür.

İmam el-Buhari (rahimehullah) Sahih’inde “Önünde tandır, ateş veya ibadet edilen bir şey olduğu halde Allah için namaz kılan babı” vermiştir. Hafız ibni Hacer (rahimehullah) babın kastı hakkında şöyle der: “Kendisiyle kıble arasında bunlardan bir şey olup da onu giderme veya oradan uzaklaşma kudretine sahip olanla bundan aciz olan arasını ayırmak için bu babı açmış olabilir. Birincisi için namaz mekruh iken ikincisi için kerahet yoktur.”

Ve Bedruddin el-Ayni (rahimehullah) Ömer (radıyallahu anhu)’nun “Biz içinde sûret olan kiliselere girmeyiz” sözü “Yani biz sizin kiliselerinize isteyerek girmeyiz, ancak bunu zorunlu kılan bir durum olursa müstesna” manasındadır demiştir.

İki: Bugünün Türk bayrağı münkerdir ve izalesi muktedir olan için şeran vaciptir. Bu bayrağın mescitte asılması

  • Mescidin bayrağın temsil ettiği değerlere nispetini ifade eder.
  • Bayrağı dinen meşrulaştırır.
  • Bayrağın yükseğe asılması zaten tazim edildiğini ifade ederken özellikle Müslüman için en mukaddes mekân olan mescitte yükseğe asılması onun için daha büyük ve mukaddes bir tazim ifade eder.

Mescide bayrağı asmış olanlar bütün bunların farkında olabilirler veya olmayabilirler de, her halde Müslüman bu münkeri inkâr etmesi lazım. Gücü yetmiyorsa terk etmesi lazımdır. Allah (azze ve celle) şöyle buyuruyor: “O size Kitap’ta “Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz vakit, onlar başka bir söze dalıncaya kadar yanlarında oturmayın. Çünkü o zaman siz de onlar gibi olursunuz” diye indirdi.”

Ebu Abdullah el-Kurtubi (rahimehullah) şöyle der: “Bu ayeti kerime, münkeri açığa vurdukları takdirde masiyet işleyenlerden uzak durmanın vacip oluşuna delildir. Çünkü onlardan uzak durmayan bir kimse onların fiillerinden razı olmuş olur. Küfre rıza ise küfürdür. Bunun için Allah (azze ve celle) “Çünkü o zaman siz de onlar gibi olursunuz” buyurmuştur. Buna göre masiyetin işlendiği bir mecliste oturup da onlara karşı tepki göstermeyen herkes günahta onlarla beraber eşit olur. Masiyet konuşana ve yapana karşı koyması icab eder. Eğer inkâr etme gücüne sahip değilse bu ayeti kerimenin tehdit ettiği kimselerden olmamak için yanlarından kalkıp gitmesi gerekir.”

Bu durumdan sadece mecbur olan müstesnadır. Mesela bayrağın bazı ülkelerde olduğu gibi devlet zorunluluğu ile asılması gibi veya el ve dil ile inkâr etmekten aciz olan ama başka bir mescide gitme imkânına da sahip olmayan gibi veya o cami cemaatini veya mahalle sakinlerini sahih akideye davet eden gibi. Zira Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hicret ve cihad emrinden evvel Kabe’de putlar olmasına rağmen namaz kılmaya devam etmiştir.

Hulasa: Türk bayrağı ve benzeri bayrakların asılı olan yerlerde namaz kılmamak doğru olandır. Şayet kişi ihtiyar halinde bayrak asılı bir yerde namaz kılarsa namazının sıhhatini bozmaz ama kemalini bozar ve duruma göre günahkâr olur. Mecburiyet halinde ise bayrak asılı yerde namaz kılmakta bir beis yoktur. Allah-u Alem.

Bir tembih: Bayrak asılı olan mescitlerden birçoğunun mescidi dırar olma durumu da vardır. Şayet mescidi dırar ise o zaman o yerde namaz kılmak asla caiz değildir. Lakin bu durumda namazdan men durumu bayraktan dolayı değildir bilakis mescidin dırar mescidi olduğu içindir. Bir mescitte sadece bayrak asılı olması o mescidi dırar mescidi yapmaz. Zira bir mescidin dırar hükmünü almasında muteber olan asıl inşa gayesidir. Bayrak ise sonradan ilave edilmiş bir şey de olabilir. Bunun için bir mescitte sırf bayrak vardır diye dırar hükmünü vermek doğru değildir. Lakin dırar mescitlerin ekserinde bayrak asılı olduğu da bir gerçektir.

Allah-u Alem.

8 Ağu, 2017 Tarık Ebu Abdullah
Etiketler: İbadet, Namaz, Bayrak